Staphysagria bitkisi halk arasında Bit Otu olarak anılır. Tarih boyu bit, uyuz mücadelesi ve parazit döktürülmesinde kullanılmıştır. Bit, uyuz ve parazit mücadelesinde kullanılmış olması remedinin imzasına bağlanabilir. Bitler emici organizmalardır kan emerler, bitki açısından bakacak olursak da bitkinin öz suyunu emerler bitkiyi tamamen öldürmeseler de onu güçsüz ve cansız bırakırlar. Staph. kişisi de aslında maruz kaldığı olaylar sonrasında kendini baskılamasıyla “ruhsal bir bitlenme” yaşar adeta. Tamamen bilinç dışına bastırır öfkesini ve duygularını bu nedenle patolojisinin ilerlemesinin sonrasında kayıtsızlık geliştirir.
Bitkiye yakından bakalım, bitkimiz çiçek açan bir bitki. Her bitkinin en nihai amacı üremektir. Soyunun devamını sağlayan tohumu; olan en dayanıklı haliyle meydana çıkarabilmektir. Bazıları bunu meyve vererek yapar bazıları bunu çiçek açarak yapar, bazıları bunu sporları ile, ama ille de üremek her bitkinin nihai amacıdır. Nihai amacı çiçek açarak tohum vermektir Staphysagria’nın. Nazenin bir yapısı var, mor çiçeği tamamen açık; bitkinin çiçek kısmı aynı zamanda üreme organıdır. Staphysagria da çiçeğinin oldukça açık olduğunu gözlemleyebiliyoruz.
Bitkinin gövdesi ve yaprakları otsu ve üzeri tüylerle kaplı bu tüylerle kaplı dokunun varlığı aslında bize bitkinin koruma kalkanlarından biri olduğunun göstergesidir. Hassas, narin bir yapısı olduğunu gösterir bize Staph. kişisinin.
Aynı zamanda bu hassas tüyler en ufak bir rüzgarda titrerler, oldukça duyarlıdır bitki. Bu titreyen yapıyı Staph. kişisinde de gözlemleriz “Titreme ile birlikte görülen sinirsel rahatsızlıklar Staph.’ın belirgin bir özelliğidir.” ( Materia Medica, Phatak.)
Tüylerin varlığı dış dünya ile temasın filtrelenmesini de sağlar, dış dünya ve bitki arasında bir paravan rolü oynar bitkiyi çepeçevre saran bu tüyler. Benzer dokuyu Staph. kişisinde de gözlemleriz hem çekingenliği onun dış dünya ile arasına koyduğu bir paravandır hem de tersine imza gibi düşünürsek bu hassasiyetin varlığı onu alıngan, kolay incinen bir kişi olarak da gösterebilir.
Bitki bu kadar hassas ve narin görünse de oldukça zehirli ve güçlü alkaloidler taşıyan bir bitkidir. Remedi, tohumlarından yapılır ve tohumları da oldukça toksik ve zehirlidir. Bu ikili yapı aslında kişinin içsel yapısını aynalar niteliktedir. Kişi ilişkilerinde hassas, zarif, özenli ve saygılıdır fakat içinde uzun yıllardır bastırdığı duygularının etkisi aslında bitkinin tahriş edici ve toksik yapısına benzer.
Bir Staph. ile karşılaştığınızda sanata yetenek, spritüel konulara yatkınlık görmek olasıdır. Bu derinlik ve yaratıcılık tarafının köklerini ise çocukluğunda bulmak mümkündür. Çocuklar için yetişkin deneyimlerinin hissi oldukça yoğundur ve bu olayların içinden geçerlerken kendileri anlamlandıramasalarda bu yoğunluk içlerinde saklı kalır, adeta “anlamdırılamayanlar mezarlığı” oluşur ve bu mezarlık sakinleri gelecekte, geçmişten fırlayan hortlaklar vasfı ile adeta onları ele geçirecektir lakin elbet çocuk bundan habersizce geçer o duyguların içinden.
Staph. çocuğuna yakından bakacak olursak göreceğimiz tabloda yoğun anne-baba kavgaları, kardeş kavgaları, kontrolsüz öfke patlamalarına şahit olduğu durumlar, aşağılanma, sınır ihlali, taciz edilme gibi yetişkinlerin bile patoloji geliştirmesini sağlayacak ve genellikle ana temasında ilişkiler kaynaklı yaşanan bastırılmışlıkların olduğunu görebiliriz. Bu bastırılma yapılırken genellikle çocuğun kaçtığı yer hayal dünyası olur. Erken yaşta hayal dünyasında oldukça uzun süre vakit geçiren ve buna alışmış çocuklardır Staph çocukları, erken yaşta cinsellikleri uyanır ve hayal dünyasında kalma süreleri ve derinliği artmaya başlar. İlerleyen yaşlarda hayal gücünün bu kadar aktif kullanımı ona sanat alanında yetkinlikler kazandırabilir; çok iyi yazabilir, resimler yapabililer, enstrüman çalabilirler genellikle tek kişilik yetkinlik isteyen sanat dallarında başarılı olabilecek hayal gücü altyapısı ona çocukluğunun mirasıdır adeta.
Staph. kişilerinde öfke ve küçük düşürülmeye karşı hassasiyet vardır bu durum çocukluktan gelmektedir. Öfke konusundaki hassasiyeti hem kendi öfkesinin çıkışı hem de kendine yöneltilmiş olan öfkeye karşı olabilir. Bu yanıyla Staph. bir jenerasyon remedisi olmaya aday bir remedidir. Çocukken bu şekilde yetiştirilmiş; hep komşusunun çocuğunun başarısıyla kıyaslanmış, kardeşlerinin yapabildikleri ile kıyaslanmış ve dokusunda aslında küçük düşürülme teması yatan bir çocukluktan geçmiş bir jenerasyon var. Ve bu jenerasyonun çocukları şimdinin yetişkinleri; elbette bu açıdan bakarsak Staph. katmanına sahip olmaları muhtemeldir. Başarıların, yetkinliklerin hep bir kıyas ve küçümseme kevgirinden geçirildiği o dönemin çocukları elbette öfkesini bastırmayı ve aynı zamanda da küçümsenme, aşağılanma gibi durumların içinde sessiz kalmayı; hayatta kalmanın koşulu gibi benimseyeceklerdi, onlarda öyle yaptılar.
Bazı durumlarda doğal olan yetenekleri eleştirilip kendi yönelimlerinden vazgeçmek durumunda bırakılmış olmaları da muhtemeldir. (Zihin; doğal eğilimlerin ve arzuların bastırılması; sağ elle yazmalı (1) Mind; suppression of natural inclinations and desires; write with right hand, must (1)
Bu rubrik oldukça güzel bir SRP Staph. için tek remediyle Staph.’ı görüyoruz. Doğal eğilimlerinin dahi eleştirilip değiştirilmeye zorlandığı bir çocukluk yaşamış bir yetişkinin duygularını bastırması oldukça doğal bir sonuç bu nedenle remedinin ruhunu anlamaya yakınlaşmamızı sağlayacak bir rubrik bu. )
Oldukça hassas olabilen Staph. kişisi kendine yöneltilmiş bir küçük düşürülme ile karşılaştığında hesap sormayacaktır, o anda tepki vermeyecektir. Bu hesap sormayışını gerekçelendirmek konusunda da oldukça yaratıcı yanıtları olacaktır. Öfkenin kötü bir şey olduğu ve aynı şekilde yanıt veriliyor olmasının aslında kendi üzerinde yıllardır yapmış olduğu manevi çalışmalara ters olduğunu ve bu nedenle yanıt vermediğini söyleyecektir. Halbuki durum aslında böyle değildir içerisinde oldukça tetiklenip eve geldiğinde; fiziksel titremeyle sağaltılmaya çalışılan bir beden durumu ile karşılaşması muhtemeldir.
Bu nedenle bu rubrik Staph. için oldukça kıymetli bir SRP. İnsan bazen bir gölge yanıyla öyle bütünleşebilir ki adeta derisi gibi sıkı sıkıya bağlanır o gölge tarafa, başka hiçbir tepkisi yokmuşçasına bedenini saran bu gölge tarafını keşfetmesi için dilerim Staph. kişileri ihtiyaç duydukları şifaya dillerinin ucunda eriyen bir globül vesilesiyle kavuşurlar.
Jung’un da dediği gibi “ Vakaların çoğunda,hastaların dile getirilmemiş bir öyküsü vardır ve kural olarak bu öyküyü kimse bilmez. Bence tedaviye, ancak tümüyle kişisel olan bu öyküyü iyice irdeledikten sonra başlanabilir. Hastanın gizidir bu ve hasta bu kayaya çarparak parçalanmıştır. Gizli öykü bilinirse tedavi için anahtar elde edilmiş olur.”
Staph. kişilerinin parçalandığı kaya; öfke patlamalarına maruz kalınmış bir çocukluk, şiddete maruz kalmak, her türlü sınır ihlali, taciz, aşağılanmaya ve yetersiz olduğu konuların yüzüne vurulmasına aşinalık temaları içeriyor olabilir, doku genelde İLİŞKİLER ile ilgili oluşmuş bir kaynağa bağlanacaktır Nat-m ile bu tarafta birbirlerine benzerler. (“Nat-m ağırlıklı bir ilişki remedisidir ve hassasiyeti de ağırlıklı olarak ilişkiler alanında yapılanır.” Şaban Öztürk, Analitik Materia Medica, 15. Sayfa)
Genel temalarından biri de çekingenliktir ve bu çekingenliğin kendini en çok karşı cins üzerinde gösteriyor olması oldukça beklenen bir durumdur. Hayal dünyasında kendi cinselliğini yeni keşfeden bir çocuğun karşı cins ile ilgili hayaller kurması hem saklanması gereken hem de bedensel hazzını keşfettiği için sıklıkla kaçmak isteyeceği bir alan olarak belirecektir. Bu nedenle bazı Staph.’lar için çocukluktan gelen bir dokudur bu çekingenlik teması, karşı cinsten biriyle konuşurken sanki duyguları görünecekmiş gibi hissedip daha da içine kapanabilir.
Staph.’lar çevreleri için oldukça iyi, nazik, yardım sever insanlardır hatta en iyi bakıcılar olarak geçmelerinin nedeni de buradan geliyor. Bir Staph. kendinin ne istediğinden öyle uzaklaşmış bir hale gelmiş olabilir ki hak olarak görmez kendi taleplerinin yerine getirilmesini. Her Staph. bu şekilde olmayabilir birçok farklı patoloji geliştirerek kendini baskılamış olan Staph. ile karşılaşılabilir bu nedenle ilk görüşte Staph. kişisini tanımak pek de kolay değildir. Nat-m ile, Lachesis ile, Carc. İle, Thuja ile karıştırabilecek tarafları vardır ve bastırılma dokusu o kadar derine saklanmış olabilir ki; kişiye, “öfkelenir misiniz?” diye sorduğunuzda hiç öfkelenmediğini hatta en son yıllar önce öfkelenmiş olduğunu söylemesi muhtemeldir. Fakat bazı durumlarda da dışarıda sevimli, hoş sohbet, nazik, heyecanlı olan Staph. kendini baskılaması gereken bir durumla karşılaşıp tepki vermeden eve geldiğinde içinden, keşke şunları söyleseydim diye geçirecek ve hatta küçücük bir olaydan dolayı öfke patlamasını evde yaşayacaktır.
Bu nedenle birden fazla patoloji geliştirmiş olabilir, kesin sınırlar yoktur. Staph.’ın baskıladıkları o kadar derinlerden yankılanacaktır ki homeopatın işi o ruhu görebilmektir bu noktada.
Rubrikte yer alan kayıtsızlık aşamasını temsil eden birden fazla semptomda Staph.’ın yüksek değerlikli olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Biraz neden olduğuna daha yakından bakalım fakat her bir patoloji için aynı şeyden bahsedemeyeceğimizi de aklımızın bir köşesinde tutarak yapalım bunu.
Baskılamayı hayal gücüne çekilerek ve kendine ikinci bir dünya yaratarak yapmış bir Staph. düşünelim muhtemelen ilk aşkını yaşarken dahi o hayal dünyasında uzunca vakit geçirdiğinden sevgilisi tarafından terkedilmiş olması muhtemeldir ve ilk aşk acısını yaşayınca ondan sonraki ilişkilerinde muhtemelen cinselliğini baskılamadan dışarı çıkaracaktır ama sevgi vermek ve gösterebilmek ile ilgili zorluklar yaşayacaktır. Staph.’da Carc.’da olan gibi geleceğe karşı bir umutsuzluk yoktur daha ziyade her seferinde daha iyi olacağını umut ederek yaşar ama hassasiyetlerinin her ne kadar çok göstermese de çok fazla olması ve aslında içinde var olan öfke ve yargılanmak, aşağılanmak ve onurunun kırılması gibi alanlardaki baskılanmış yükleriyle bu hayatın içinden geçtiği için ve işin garibi bunları yaşarken acı dahi hissetmediği için patolojisinin ilerlemesi ve ilişkilerinde yaşadığı o tatmin olamama halinin varlığı ile artık hissizleşmeye başlayacak ve kendisini hayal dünyasına daha çok saklayacaktır. Bu dönemde kitaplar yazmak isteyebilir, insanlardan uzaklaşmak isteyebilir.
Bu durumundan kimselerinde haberi olmayacağı için bir Staph.’ın hayata ilgisizlik ve kayıtsızlık geliştirmişken yalnız olması da muhtemeldir. Artık uzun zamandır baskılamanın esir aldığı kırgınlıkları, öfkesi, yargılanması, eleştirilmesi sonucunda his dahi edemediği acıların bedeninde oluşturduğu katmanlar sayesinde patolojik aşamaya geçmiş bir Staph.’ın tenine artık rüzgar değmez, bir çiçeğin kokusunu alamaz kokular gitmiştir, tatlar bile azalmış ve değişmiştir artık, muhtemelen bedeninde belli sertleşmeler, derisinde döküntüler, çeşitli mesane sorunları, tümörler ile karşı karşıya kalacak bir patolojiye geçmiştir. Bu aşamada olan bir Staph. uzun zamandır bu halde olduğunu dahi farkedebilecek bir görüşe sahip olmayabilir.
Herkesin yardımına koşan, heyecanlı ve hatta eğlenceli, nazik ve şefkatli bir insanın her şeye karşı kayıtsızlık geliştirdiği bir döneminden geçerken onun için temennim şudur; hayata olan ilgisini yitirdiği ve kayıtsızlaştığı bu döneminde onun ruhunu görebilecek bir homeopatla karşılaşması.
Kişi her zaman kendine kördür bu nedenle kendinde olan bu hali fark etmesi genellikle mümkün değildir, dikkatini ona yöneltmiş bir keskin homeopat bakışının Staph.’ı keşfetmesini dilerim. Renkleri canlansın, kokular, tatlar yeniden bedenine dokunabilsin, rüzgarı ve güneşin ısısını yeniden hissedebilsin…
Yaşam Gücü seninle olsun Staph.!


